Filiz Polat, MdL

Springe direkt zu: ContentbereichHauptnavigationSuche


Bündnis 90/Die GrünenClaim filiz

ServiceNavigation


Suche


Hauptnavigation


Sie sind hier:

 
  1. Startseite
  2. Türkçe 
  3. Basın Açıklamaları 
  4.  Artikel

28. Januar 2009

Filiz Polat‘ın Şubat Ayı Yorumu - Monatliche Kolumne von Filiz Polat in der İMAJ, Februar 2009

Aşağı Saksonya'daki Türkler, Almanya'ya iyi uyum sağlamış değiller

Berlin Enstitüsü'nün yayımlamış olduğu araştırma sonuçlarıyla CDU nihayetinde arzuladığı belgeye kavuşmuş oldu; Türk göçmenler, diğer göçmen gruplarına göre daha kötü uyum sağlamış durumdalar. 2'inci nesil için dahi durum vahim. Rusya'dan göç eden Alman kökenli 'Aussiedler'ler buna karşın araştırmadan iyi notla ayrılıyorlar. Süper seçim yılı olan 2009'da bu durum Alman hükümeti için çok uygun bir başlangıç. Bundan sonra da büyük olasılıkla sık sık 'iyi ve kötü göçmenler' safsatalarını ve Almanlara en çok veya en az benzeyenler ayrımlarını duyacağız. Acaba bundan sonra toplumdaki farklı topluluklar arasında bir 'uyum yarışması' mı başlatılacak?

Araştırmaya dikkatli bakıldığında, temelinde doğru bir çıkış noktası olduğunu görebiliriz. Araştırma, tüm göçmenleri aynı kefeye koymadan, toplulukların farklı çıkış imkanlarını gözeterek, topluluklardaki farklılıklar göstermek istiyor. Bu bağlamda, göç sebebinin yanısıra sosyal şartların ve imkanların da toplumdaki ekonomik başarıyı doğrudan etkilediği bir gerçektir. Ancak bu araştırma da daha önceleri de rastladığımız aynı hatayı tekrarlıyor ve 'başarılı uyum' değerlendirmesini etnik gözlükleri takarak yapıyor.

Ve sonucunda da yine Türkler, kültürel yapıları ve geriye dönük değerleri sebebiyle çocuklardaki eğitimi teşvik edemiyorlar deniliyor. Ve yine her zamanki gibi Türk çocukların ve gençlerin öğrenim motivasyonu, Güney Avrupa'dan gelen çocuk ve gençlerin motivasyonuna göre daha düşük olmak zorunda. Araştırmanın, bu saptamalara ne şekilde ulaştığını anlamak güç. Sonuç itibariyle, buradaki topluluğa göre de eğitimdeki başarı yine bir bilinç, anlayış ve kültür meselesi. Böylece de yine sorun, farklı bir eğitim ve öğrenim kültüründen kaynaklanıyor.

Ancak o zaman bu sonuca göre, siyasetçiler bundan sonra Türkiye'den gelen insanları, Uzak Doğulu'larının Almanya'daki uyum başarılarını anlattıkları uyum kurslarına göndermeleri gerekir. Sinik olmak istemiyorum, çünkü dayatılmak istenen bu göçmen grupları arasındaki 'uyum yarışmasına' teslim olmamamız gerekir. Afrikalıların, 'Aussiedler'lerin ve Uzak Doğulu'ların birbirlerine karşı kullanılması, çok kötü sonuçlar doğurur. Türk kökenli insanlar olarak bizler, bu tür önyargılara karşı mücadele etmeliyiz ve aynı zamanda göçmen gençlerin hangi sebeplerden dolayı okullarda Alman gençlerine oranla daha az başarılı olduklarını kendimize sormalıyız. Bu soruyu cevaplarken de mutlaka uyum başarısını, etnik kıstaslara göre değil de sosyal durumlara göre değerlendirmek gerekir. Zira bunlar temel alındığında, dar gelirli ailelerden gelen çocukların, eğitim sistemimizde daha başarısız olduklarını çok açık olarak görebilirsiniz. 4'üncü sınıftan sonraki ayrım, bundan sonraki eğitim yolunu belirliyor ve zamana ihtiyaçları olan veya dezavantajlı olan çocuklara eğitim yolunu değiştirme konusunda daha az imkan tanıyor. Tüm bunlara bakıldığında, Aşağı Saksonya eyaletinin bu kadar kötü sonuçlar alması hiç de şaşırtıcı değil; Aşağı Saksonya hükümeti ayrım ve ayırma konusunda lider! Ama ne yazık ki bu da yeni birşey değil…

Zusätzliche Information