Filiz Polat, MdL

Springe direkt zu: ContentbereichHauptnavigationSuche


Bündnis 90/Die GrünenClaim filiz

ServiceNavigation


Suche


Hauptnavigation


Sie sind hier:

 
  1. Startseite
  2. Türkçe 
  3. Basın Açıklamaları 
  4.  Artikel

24. August 2009

Soru Önergesi: Müezzin çağırdığında neden polis geliyor?

Aşağı Saksonya İçişleri Bakanlığı yeniden Aşağı Saksonya'daki camiler önünde genel kontroller yaptırmaya başladı. Cemaat üyeleri Cuma namazlarında şüphe oluşturacak bir durum olmadan denetleniyorlar ve kimlikleri kontrol ediliyor. Birçok Müslüman bunu tüm İslam dinini zan altında bıraktığı gerekçesiyle aşağılayıcı ve ayrımcı olarak algılamaktadır.

Bu toplu kontroller uyum açısından bakıldığında sorgulanmalıdırlar veya doğrudan zarar verici olarak değerlendirilmelidirler. Ancak anayasal açıdan da toplu kontroller sorgulanmalıdırlar. Anayasa Mahkemesi birçok kez bu şekildeki gerekçesiz toplu kontrolleri yasaklamıştır. Mahkeme örnek olarak plaka taramalarında ve eleyici takiplerde (Rasterfahndung) bu yönde karar vermiştir. Mahkeme, suçsuz kişilerin haklarının yenmemesi için toplu kontrollerde daima somut şüphenin gerekli olduğunu belirtmiştir. Ancak "cami kontrolleri" için somut tehlike bulunmamaktadır; bu kontrollerde ne bir şüpheli kişi veya grup aranmaktadır. Ayrıca kontrollerde ne bir terörist, bir tehlikeli şahıs veya bir sempatizan tutuklanmıştır, ne de başka bir başarı elde edilmiştir. Toplu kontroller bundan dolayı çoğu kez korku salma amacıyla devlet ve devlet kurumları tarafından yürütülmüs bir uygulama olark yaşanıp algılanmaktadır.

Eyalet hükümetine soruyoruz;

  1. Toplu kontrollerler bugüne kadar ne gibi bir başarı elde edilmiştir?
  2. Anayasa Mahkemesi'nin kararı dikkate alındığında, gerekçesiz ve isabetsiz toplu kontroller hangi yasalara dayanmaktadır?
  3. Cemaat üyeleri namaz öncesinde ve sonrasında kontrol edilip arandıklarında ve yaşandığı gibi damgalandıklarında, uyum açısından ne gibi bir mesaj verilmektedir?

Meclis Grubu Başkanı

 

İçişleri Bakanı Uwe Schünemann soru önergesini, eyalet hükümeti adına şu şekilde cevaplandırmaktadır;

Eyalet hükümeti Müslüman halkın kontrollerle ilgili kaygılarını çok ciddiye almaktadır. Bu sebeple, cami dernekleriyle konuşmalar olmuştur ve olacaktır da. Polis, itfaiye ve felaket önleme teşkilatı başkanı, örnek olarak yakın zamanda polis başkanı ve İçişleri Bakanlığı Entegrasyon Dairesinin de katılımıyla cami yöneticilerini İçişleri Bakanlığına davet ederek, güvenliğe yönelik polis önlemlerini konuşmak istiyor. Bununla birlikte işbirliğini arttırmaya yönelik fikir alışverişi, ortak çalışmalardaki güveni ilerletmeyi hedefliyor.

DİTİB Genel Başkanı ve Aşağı Saksonya ve Bremen eyaletleri DİTİB Başkanı Ünlü, Hürriyet gazetesine vermiş olduğu röportajda kontrollerin gerekliliğine dikkati çekerek Aşağı Saksonya camilerindeki kontrollerle ilgili daha farklı bir bakış sergiledi.

Aktarıyorum, "Ünlü, Hürriyet gazetesinde kimlik kontrollerin güvenlik için generl olarak gerkli olduğunu belirtti ve aşırı görüşlerle terörü önlemeyi hedeflediğini söyledi."

Eyalet hükümeti ve Müslüman dernekler arasında bu kontrollerle ilgili İslam dinine ve mensuplarına yönelik bir genel şüphe uyandırmamak konusunda görüş birliği vardır. Bizim tarafımızdan bu hususun kontrol eylemlerin planlanmasında ve uygulanmasında polis tarafından dikkate alınacağı yönünde güvence verilmiştir. İbadetin aksamaması konusunda kontroller, cemaate mümkün oldukça az engel olacak şekilde düzenlenecektir.

Camiler veya ibadethaneler yılda az sayıda bu kontrollere maruz kalmaktadırlar. Cuma namazları esnasındaki kontroller, girişleri açık tutarak gecikmeye yol açmadan uygulanmaktadır.

24.01.2003 tarihinden itibaren Aşağı Saksonya polisi tarafından Aşağı Saksonya Güvenlik ve Düzen Yasasının (Nds. SOG) 12'nci paragrafın 6'ncı fıkrasına göre umumi alanda uluslararası suça karşı yapılan kontroller, yüksek önleyici etkisiyle ve bilgi ve şüphe kazanma açısından polis yöntemlerinin en önemlileri arasında yer almaktadır.

Bunları önceden belirttikten sonra, soru önergesini eyalet hükümeti adında şu şekilde cevaplandırmak istiyorum;

1'inci soruyla ilgili;

Aşağı Saksonya Güvenlik ve Düzen Yasasının (Nds. SOG) 12'nci paragrafın 6'ncı fıkrasına göre 2003 senesinden itibaren yapılan kontrollerde şu sonuçlara ulaşılmıştır;

Genel ve organize suçlarla ilgili 65 tutuklama. Oturum başvurusu ve polis tarafından gözetlemelerle ilgili 129 sonuç. Genel ve organize suçlarla ilgili 114 ihbar.Trafik kanunlarına, silah ve oturum yasasına göre 519 ihbar. Ancak ceza davaların yürürlüğe sokulması, bu kontrollerin asli hedefi değildir. Daha çok İslamist terör alanındaki insan potansiyelinde şüphe ve bilgi kazanma ön plandadır. Kontrol önlemleri, İslami aşırı akımlarda / terörde bilgi kazanma alanında başarılı bir araç olarak belirmiştir

2'nci soruyla ilgili;

Aşağı Saksonya Güvenlik ve Düzen Yasasının (Nds. SOG) 12'nci paragrafın 6'ncı fıkrasına göre polis, "polis durum bilgilerine dayanarak uluslarası bağlantılı ağır suçların önlemine yönelik" umumi alanlarda kontroller yapabilmektedir. Bu kapsamda kişileri kısa süreli olarak durdurup sorgulayıp kimlik kontrolü yapabilir ve beraberinde bulundurduğu eşyaları denetleyebilir.

16 ocak 2009 tarihinde yasayla daha ayrıntılandırılan bu kanun, yeterli ölçüde belirlidir ve yeterli şekilde uygulama sınırı vermektedir. Kontroller gerekçesiz olarak değil, ancak polis bilgilerine göre suç hazırlıkları olup bunlarla ilgili bağlantıda bulunan kişiler hakkında bilgi edindirme ihtimali bulunuyorsa. Bavyera Anayasa Mahkemesi, bununla ilgili polis görevleri yasasında bulunan ve Aşağı Saksonya Güvenlik ve Düzen Yasasının (Nds. SOG) 12'nci paragrafın 6'ncı fıkrasına göre de daha geniş kontrol yetkiler veren yasanın yasal olduğunu 2003 ve 2006 yıllarında vermiş olduğu kararlarla anayasaya uygun olduğunu belirtti.

Kontroller, uluslararası terörün oluşturduğu mevcut tehlike bazında ve güvenlik güçlerinin İslamist suçluların bazı bilindik buluşma noktalarında bulunduğuna yönelik bilgilerine göre düzenlenmektedir. Bu noktalar arasında tespit edildiği gibi camiler, İslami ibadethaneler, dernek ve kültür binaları bulunmaktadır.

3'üncü soruyla ilgili;

Aşağı Saksonya Güvenlik ve Düzen Yasasının (Nds. SOG) 12'nci paragrafın 6'ncı fıkrasına göre yapılan kontroller Aşağı Saksonya eyalet hükümetinin entegrasyon çabalarına ters değildir ve alınan sonuçlara bakıldığında uygundur.

Ayrıca eyale hükümeti birçok alanda Müslümanların entegrasyonu için çalışmaktadır ve Müslüman derneklerle iletişim halindedir. Kontrollerle ilgili polisler tarafından cami dernek temsilcileriyle ve cemiyetleriyle konuşmalar yapılmaktadır ve böylece işbirliğinin arttırılması hedeflenmektedir ve kontrollerin gerekliliği anlatılmaya çalışılmaktadır. Uygulanmaların bu kapsamda büyük tepkilere karşılanmamaktadır.

Sadece tek tük imam veya yöneticiler tarafından imajın zarar görebileceği yönde uyarılar gelmektedir. Bunun dışında, cami yöneticilerin aşırı ve İslamist akımlara karşı oldukları ve polisle işbirliğine olumlu baktıkları görülmektedir.

Zusätzliche Information