Filiz Polat, MdL

Springe direkt zu: ContentbereichHauptnavigationSuche


Bündnis 90/Die GrünenClaim filiz

ServiceNavigation


Suche


Hauptnavigation


Sie sind hier:

 
  1. Startseite
  2. Türkçe 
  3. Basın Açıklamaları 
  4.  Artikel

23. September 2009

Filiz Polat‘ın Eylül Ayı Yorumu - Monatliche Kolumne von Filiz Polat in der İMAJ, September 2009

Müezzin ezan okuduğunda polis geliyor! - Terörle mücadele kapsamındaki cami kontrolleri

Almanya'daki tek eyalet olarak Aşağı Saksonya, cami önlerinde gerekçesiz kimlik kontrolleri yapmaktadır. Bu kontroller, Aşağı Saksonya için gayet doğal ve Aşağı Saksonya Güvenlik ve Düzen Yasasının (Nds. SOG) ile yasal zemin bulmakta. Bu soyut kontrollerin talimatları, kendisine geçen seneden beri Uyum Bakanı adını da veren Aşağı Saksonya İçişleri Bakanı tarafından verilmektedir. Cemaat üyeleri böylece, hiçbir gerekçe olmadan cuma namazında denetlenip kimlik kontrollünden geçmekteler. Birçok Müslüman bu uygulamayı aşağılayıcı ve ayrımcılık olarak algılamakta ve İslam dinine karşı bir genelleme olarak görmektedir. Bu denetlemeler sadece uyum açısından sakıncalı olmamakla birlikte anayasayla da bağdaşmamaktadır. Anayasa mahkemesi, araba plakası taramalarında ve eleyici takiplerde (Rasterfahndung) olduğu gibi birçok kez gerekçesiz toplu kontrollerin yasal olmadığına karar vermiştir. Mahkeme böyle gerekçesiz kontrollerde mutlaka somut şüphenin gerekli olduğunu belirtmiş ve ancak bunun suçsuz insanların aranmasına mazeret olabileceğini açıklamıştır. Ancak böylesine bir somut tehlikeye cami kontrollerinde henüz rastlanamamıştır; çünkü şu ana kadar ne belli bir kişi veya grup aranmaktadır, ne de bir teröristin, tehlikeli kişinin veya sempatizanın tutuklanmasıyla bir başarı elde edilmiştir. Böylece bu kontroller, çoğu kez devletin ve kurumların gövde gösterisi olarak yaşanıp algılanmaktadır. Bir cuma günü olan 29.05.2009 tarihinde Braunschweig'daki Reichsstrasse adresindeki cami önünde polis, bir kez daha cemaat üyelerinde gerekçesiz kontrol yaparak kimlik tespitinde bulundu. Cami yönetimine göre, polisin cuma namazı öncesinde kalabalık şekilde cami önünde konumlanması birçok cemaat üyesinin namaza katılmaktan vazgeçmelerine sebebiyet vermiştir. Cuma namazı sonrasında yapılan polis kontrolü çıkışta sıkışmalara yol açmıştır. Caminin dış kapısı kapalı tutulup bir "kafes" havası yaratılmış ve neredeyse tüm cemaat üyeleri kontrol edilmiştir. İbadet için camiye gelen insanlar için bu durum anlaşılır olmamakla beraber hem ibadeti de zorlaştırmaktadır hem de camilerin komşuları karşısında zor duruma düşmesi sebebiyle cemaat için oldukça can sıkıcıdır. İçişler Bakanı buna karşın bu kontrolleri savunmakla yetinmiyor, bir de Müslümanları baş şahit olarak kullanmaya kalkışıyor; kendisi bu bağlamda, Müslüman derneklerin bu kontrolleri anlayışla karşıladığını ve Müslüman cemaatlerin geneli kabul ettiğini iddia etmiştir, ayrıca da DİTİB ve SCHURA gibi Aşağı Saksonya'daki çatı örgütlerle kontrollerin en az şekilde rahatsızlık vermesi için "diyalog" içinde olunduğunu söylemiştir. En geç şimdi, Müslüman dernek ve örgütlerin hareketlenmesi gerekmektedir; bunu kendi üyelerine borçludurlar. Kardeşlerim ve dostlarımım böyle bir uygulamaya maruz kalmaları durumunda şahsen ben, ne federal seviyedeki İslam zirvesinde ne de Aşağı Saksonya'daki İslam din dersi konusunda, Hrıstiyan-Demokratlarla aynı masaya oturmam.

Zusätzliche Information