Springe direkt zu: Contentbereich, Hauptnavigation, Suche
Sie sind hier:
Aşağı Saksonya'daki yoksulluk oranı yüksek seviyelerde seyrediyor; 2008 yılında Aşağı Saksonya'daki vatandaşların yüzde 14.7'si yoksul olarak sayılıyordu. Bunlar arasında çocuklu ailelerin fazla olması özellikle dikkat çekiyor. Bununla birlikte yoksul çocuklar kırsal kesimden çok şehirlerde yaşamaktalar. Bunu özellikle şehirlerde yaşanan ekonomik değişim sıkıntılarına ve bazı kesimlerin özellikle ayrımcılığa maruz kalmalarına bağlayabiliriz. Bunlar arasında özellikle göçmen kökenli insanlarımız ve tek velili aileler ağır basıyor.
Aşağı Saksonya'da çocuklar arasındaki yoksulluk oranı Emsland'daki yüzde 9.8'lik orandan Delmenhorst şehrindeki üzde 30.3'lük azami orana kadar uzanıyor. Çocuklar arasındaki yüksek oranlı yoksulluğu Hannover gibi (yüzde 21) tüm şehir bölgelerinde görebiliriz. Wolfsburg şehri 2007 yılındaki yüzde 17.3'lük oranıyla şehirler arasında yine iyi bir veri olarak sayılabilir. Yoksul çocuklar akranlarıyla kıyasla daha düşük gelişim ve eğitim imkanlarına sahipler; daha okula başlamadan evvel bu çocuklarda gelişimde gecikmelere ve sağlık sorunlarına rastlanabiliniyor.
Buna bir de işleri olmasına ve çalışmalarına rağmen geçimlerini sağlayacak kadar para kazanamayan insanlar ekleniyor. Bu "Aufstocker"ların, yani gelirlerine ek olarak işsizlik parası II (Arbeitslosengeld II) alan insanların sayısı, her geçen gün artıyor. İs bulma kurumunun (Bundesagentur für Arbeit) verilerine göre bu insanların sayısı yaklaşık bir milyon insan. Hatta bu grubun yüzde 30'u tam mesailik bir işe sahip olmalarına rağmen bu yardıma muhtaçlar. Bu durumdaki kadınların ve annelerin sayıca fazla olması özellikle dikkat çekiyor; doğal olarak çocuklardaki yoksulluk aynı şekilde annelerde de gözlemleniyor. En yüksek yoksulluk oranları dul ve boşanmış kadınlarda ve bir veya iki çocuk sahibi tekbaşına annelerde görülebiliyor; buradaki oran yüzde 42.3. Kadınlar aynı meslekte olmalarına rağmen yüzde 23 oranında daha düşük maaş alıyorlar. Düzgün bir iş hayatı için bu sebepten dolayı kapsamlı bir çocuk bakımı (Kinderbetreuung) kaçınılmaz. Aksi halde bir meslek edinmek dahi düşünülemez.
Aşağı Saksonya ise buna karşın üç yaşından ufak çocukların bakımında son sırayı almakta. Üç yaşından büyük çocuklarda da 2/3'lük ve tam gün bakım yerlerinde eksikler var. Eski SPD-Yeşiller koalisyon hükümeti zamanında ayrılan dört milyar Euro'luk bütçeye rağmen Aşağı Saksonya'daki CDU-FDP hükümeti, tam gün okulları genişletme konusundaki ağır hamleleri ve okul kitaplarını öğrencilere ücretsiz olarak verme uygulamasını kaldırması, yoksul çocukların imkanlarını daha da kısıtladı. Tüm bunlarla beraber hükümet yoksul çocukların öğle yemeklerini finanse etmiyor ve 11'inci sınıftan sonraki okul ulaşım masraflarını karşılamıyor. Federal seviyede de aynı oyunu görebiliyoruz; FDP, Anayasa Mahkemesi'nin kararı olmasına rağmen çocukların Hartz IV (işsizlik parası) payını yükseltmemekte diretiyor ve öbür taraftan sosyal adalet konusunda tartışma başlatmak istiyor. Diğer yandan da CDU, iş sahibi insanların verdikleri emeğe uygun karşılığı garantileyecek "Mindestlohn"a (asgari ücret) muhalefet ediyor. Tablo buyken akla şu cümleler geliyor; "İnsanın onuru dokunulmazdır. Bu onuru tanımak ve korumak, tüm devlet otoritesinin vazifesidir." Bu, Almanya Anayasa'sının 1'inci maddesinde yazmaktadır. Ve bu, hafta 60 saat temizlik yapan ve ay sonunda sadece 900 Euro'ya sahip olabilen insanlarımız için de geçerli olmalıdır.