Filiz Polat, MdL

Springe direkt zu: ContentbereichHauptnavigationSuche


Bündnis 90/Die GrünenClaim filiz

ServiceNavigation


Suche


Hauptnavigation


Sie sind hier:

 
  1. Startseite
  2. Türkçe 
  3. Basın Açıklamaları 
  4.  Artikel

1. März 2011

Dünya değişim içerisinde

Filiz Polat‘ın Mart Ayı Yorumu - Monatliche Kolumne von Filiz Polat in der İMAJ, März 2011

Kahire’deki Tahrir meydanından gelen görüntüleri bir yandan coşkuyla diğer yandan ise şaşkınlıkla izledik. Sanki bir anda Kuzey Afrika’da tüm Arap dünyasını saran bir devrim patlamış gibiydi. İnsanlar, yıllarca despotlar ve onları kollayanlar tarafından çiğnenen haklarını istemekteydiler.

Olayların öncesinde basında gidişatın iyi analiz edildiği söylenemez. Bundan dolayı Almanya’daki birçok insan için bu halk ayaklanması büyük süpriz oldu. Almanya medyası nispet yaparcasına arşivlerden Schröder’in, Westerwelle’nin ve Bush’un Mübarek olan dostane görüntülerini yayımladı ancak kendisinin ne kadar habersiz olduğunu da unuttu. Hiçbir yerde Westerwelle’nin Mübarek’le görüşmesiyle ilgili ya bir eleştiri ya da Mübarek’in despot ve diktatör olarak tenkit edildiğini ne duyduk ne de okuduk. Birçok basın organı ve siyasetçi uluslararası ilişkilerde Avrupa merkezli bakışını aşamadı.

Yayın akışı esnasında yayın organlarının El Cezire’nin görüntülerine başvurması ve konunun aslını anlamak için yayınlarında Mısır asıllı habercilerin, siyaset bilimcilerinin ve yazarların görüşlerine yer vermesi durumu özetler gibi.

Son dönemdeki gelişmeler, dış ilişkilerimizi ve görüşlerimizi tekrar gözden geçirmemizi sağlamalıdır. Yıllarca sözde istikrara, güvenceye ve ekonomik ilişkilere, insan ve temel haklar karşısında öncelik tanındı. Aşağı Saksonya Eyalet Milletvekili olarak ben de kendime sık sık, bakanlarımızın Suriye gibi ülkeleri ziyaret etmelerini yorumsuz bırakmak ne kadar doğru olduğunu sordum. Şu sıralarda Tunus’dan Avrupa’ya doğru yoğun bir mülteci akımını görüyoruz ve İçişleri Bakanlarırımızın ilk aklına gelen, sınırları koruma örgütlerini göreve çağırmak oluyor. Kendimiz temel insan haklarına saygısızlık ederken kalkıpta başkalarına bu konularda nasihat veremeyiz. Hem Birleşmiş Milletlerin kararlarını onaylayıp bunları başka yerlerde gözardı edemeyiz. Mısır’ın sesinin – yani Mısır halkının sesinin gelecekte gerçekten siyasetimizde yer bulup bulamayacağını ancak zaman gösterecek. Ancak bunun için biz de kendi görevlerimizi yerine getirerek bazı devletlerle olan ilişkilerimizi yeniden değerlendirip gerektiğinde değiştirmeliyiz.

Zusätzliche Information