Springe direkt zu: Contentbereich, Hauptnavigation, Suche
Sie sind hier:
Diğer Türk göçmenler gibi babam da 60’lı yıllardan beri, yani tam 50 yıldır Almanya’da yaşamakta. Tam bir yarım yüzyıldır burada yaşamasına rağmen babama meclisdeki vekilini seçme hakkı verilmemektedir. Babamın burada yaşadığı zaman içerisinde dünyanım birçok farklı yerinden, farklı insanlar bu ülkeye geldiler; mesela Rusya’dan gelen Alman kökenliler veya farklı AB ülkelerinden gelenler. Rusya’dan gelen insanlar Almanya tarafından nasıl kan prensibine göre Alman sayılıp tüm vatandaşlık haklarından faydalanabildilerse, aynı şekilde tüm AB vatandaşlarına da yerel seçimlerde oy hakkı verildi.
Bunun içn Almanya anayasası dahi değiştirildi. Buna göre mesela Bulgaristan vatandaşı olan kimse, sadece birkaç aydır Aşağı Saksonya’daki bir şehirde yaşıyorsa hem yerel seçimlerde oy kullanabiliyor, hem de kendisi aday olabiliyor. Bu duruma özellikle AB dışından gelen ve yıllardır Almanya’da yaşayan ve çalışan insanlardan haklı olarak tepki yağıyor. Şimdi tabii ki şu sorulabilir; bu neden böyle? Çünkü neredeyse hergün siyasetçiler çıkıp, göçmenlerin bu topluma ait olduğu ve topluma çok şeyler kattığı yönde demeçler veriyor. Cevap ise çok basit; yıllardır iki tane parti federal mecliste (Bundestag) göçmenlere bu hakkı verecek ve gerçek siyasi katılımı sağlayacak yasa değişikliğinin önünü tıkıyor. Bu partiler de CDU ve CSU, yani Hristiyandemokratlar. Diğer devlet vatandaşlarına oy hakkı vermek için anayasada değişiklik gerekmektedir. Bunun için de 3’te 2’lik bir çoğunluk gerekmektedir, bu da belirttiğim şekilde CDU ve CSU nedeniyle sağlanamamaktadır. Diğer tüm partiler ise göçmenlere yerel seçme ve seçilme hakkının verilmesini destekliyor. Ama şimdi Hristiyandemokratlar çıkıyor ve göçmenlerin buraya ait olduklarını ve onlara ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Bu ikiyüzlülük beni çok sinirlendiriyor. Çünkü konu dönüp dolaşıp seçim hakkı, çifte vatandaşlık ve vize özgürlüğü gibi gerçek haklara geldiğinde, Hristiyandemokratlar’daki hoşgörü bir anda kayboluyor. Hristiyandemokratlar’ın uyum anlayışı, göçmenlere samimi olarak haklar vermeye geldiğinde son buluyor. Oysa bu haklar, daha yıllar öncesinden toplumdaki başka gruplara verilmiş zaten. Almanya bu konuda ne yazık ki Avrupa genelinde de son sırada; AB çapındaki 16 ülke, AB vatandaşlarının dışındaki vatandaşlara da seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Neticeye bakıldığında 11 eylül’de yapılacak olan yerel seçimde 280 bin kişi yerel seçimde oy kullanımayacak ve belediye meclisini ve belediye başkanının seçemeyecek. Ve ne acı ki babam da, 50 senedir burada yaşayıp, şehri için çalıştığı halde kendi kızına, yani bana oy veremeyecek.