Filiz Polat, MdL

Springe direkt zu: ContentbereichHauptnavigationSuche


Bündnis 90/Die GrünenClaim filiz

ServiceNavigation


Suche


Hauptnavigation


Sie sind hier:

 
  1. Startseite
  2. Türkçe 
  3. Basın Açıklamaları 
  4.  Artikel

1. Oktober 2011

“Vasıfsız” damgası yiyen kalifiye eleman

Filiz Polat‘ın Ekim Ayı Yorumu - Monatliche Kolumne von Filiz Polat in der İMAJ, Oktober 2011

Yıllardır birçok göçmen, yurtdışında aldıkları diplomaların Almanya’da da tanınmasını bekliyor. Yüzbinlerce diplomalı insan Almanya’ya geliyor ve ne yazık ki diplomalarının burada değersiz olduğunu öğreniyor. İş ve İşçi Bulma Kurumu’nda (Agentur für Arbeit) bu insanlar “Ungelernte”, yani vasıfsız olarak kayda geçiyorlar ve buna göre temizlikçi, güvenlik veya taksici olarak iş teklifleri alıyorlar. Ve ilginçtir ki; Almanya’da devam eden demografik değişim ve bu bağlamdaki işçi sayısının azalmasına rağmen, yurtdışında alınan diplomaların burada tanınmasıyla ilgili tartışmalarda adım atılmıyor. Oysa daha şimdiden birçok alanda kalifiye eleman açığını hissediyoruz.

Federal seviyede şu anda yasal bir altyapı sağlanıyor. Ancak bu, sadece tanıma prosedürüyle ilgili. Yani anlamı şu; Almanya’da yaşayıp diplomasını yurtdışında almış her insan, diplomasının tanınabilir olup olmadığını öğrenmek için resmi makamlara başvurabilir, ancak yine herkes diplomasını tanıtamaz. Bunun dışında eyalet bazında düzenlenen meslekler için bu yasa geçerli değildir. Yani bunun neticesinde her eyalet meclisi, kendi sorumluluk alanına giren meslekler için benzer bir düzenlemeye gitmeli. Örnek olarak Aşağı Saksonya eyaletinde bu, diplomasını yurtdışında almış olan çok sayıdaki öğretmen için geçerlidir. Diplomalarını yurtdışında almış olan öğretmenlerle ilgili tartışmalarda ana mesele insanların kalifikasyonu değil, gördüğü eğitimin seviyesi. Çünkü Almanya’da öğretmenlik okuyan kişiler, iki ders alanında eşit seviyede eğitim alırken başka ülkelerde çoğu zaman sadece tek bir ders veya bir ana ders okutuluyor. Bu durumdan dolayı ise Aşağı Saksonya’da örnek olarak ana dil dersleri veren öğretmenler, çocuk ve gençlere eğitim verebiliyor ancak diğer meslektaşları kadar yüksek ücret alamıyor. Haklı olarak burada, yılların deneyimine sahip öğretmenlere verdikleri eğitimin kalitesine göre değil de eğitim sistemine göre hak tanınması eleştiriliyor. Bana göre de bu yanlış. Çünkü bu insanlar yıllardır çocuklarımıza, özellikle de göçmen kökenli çocuklarımıza, iyi bir eğitim veriyorlar. Aynı zamanda Almanya devletinin de çalışanlarına karşı yardım sorumluluğu var. Sözkonusu bu öğretmenlerin hiçbir zaman ücret klasmanlarında yükselme imkanları olmuyor ve böylece de geçimlerini kendi başlarına sağlama şansı neredeyse bulunmuyor. Ayrıca bununla birlikte Almanya ve Aşağı Saksonya’daki bu tutumla tek ders eğitimi almış öğretmenlerin, iyi öğretmen olmadığı mesajı veriliyor.

Bizler, okul ve çocuk yuvalarına sadece eğitimlerini burada almış olan göçmen kökenli öğretmen istemekle yetinmemeliyiz, aynı zamanda yurtdışında eğitim görmüş ve sonra buraya gelmiş öğretmenleri de desteklemeliyiz. Özellikle bu ikinci grup, geldikleri ülkelerden beraberlerinde birçok deneyim getiriyorlar. Eğitim sistemimiz için bu fırsatı değerlendirmeliyiz. Siyasi sorumluluk taşıyan kişiler, bu insanlar ve çocuklarımız için artık bazı adımları atmalıdır.

Zusätzliche Information