Springe direkt zu: Contentbereich, Hauptnavigation, Suche
Sie sind hier:
Almanya Cumhurbaşkanlık makamı, eski Cumhurbaşkanı Köhler’in istifasından sonra göreve gelen Christian Wulff tarafından büyük zarar görmüştür. Cumhurbaşkanlık ve hükümet partileri, Christian Wulff’a karşı Springer Medya Grubu’nun başı çektiği bir karalama kampanyası yürütüldüğünü iddia ediyor. Oysa cumhurbaşkanı’nın tüm bunlarda büyük sorumluluk taşıdığı ne yazık ki bu kesimler tarafınca görülmüyor.
Şimdi gelişmelere bakıldığında Wulff, eyalet başbakanıyken bakanlar kanununa uygun olarak eyalet meclisine sunulan soru önergelerini derhal ve doğru olarak cevaplandırması gerekiyordu. “Air Berlin” olayında bakanlar kanununu çiğnemesinden dolayı, Yeşiller meclis grubu ozamanki eyalet başbakanı Wulff’a soru önergesi yöneltmiş ve başka yasaya aykırı durumları tespit etmek istemişti. Bugünki bilgilere göre, ozamanki eyalet hükümeti yasalara aykırı olarak Wulff’le işadamı Gerkens arasındaki ilişkilerle ilgili bu soru önergesine doğru cevap vermedi. Daha sonra eyalet başbakanını işadamından 500 bin €’luk bir isimsiz çek aldığını öğrenmiş bulunduk. Ancak krediyi veren kişinin, bu işadamının eşi olduğu iddia ediliyor.
CDU eyalet meclis grubu bu gelişmelerle ilgili meclisin hukuk danışma bölümüne başvurarak, üstte belirtilen durumun “bakanlar kanununa veya başka bir yasaya aykırı olup olmadığını” sormuş. Eyalet meclisin hukukçuları kesin bir sonuca varmadan Federal İdare Mahkemesi’nin benzer bir olaydaki kararına dikkat çekti. Bu karara göre; “böyle bir olayda makamın önemli rol oynadığı, devlet görevlisinin makamı ve görevi veren kişi için etken olduğu zaman kabul edilmektedir.”
Yani; ozamanki eyalet başbakanı, sadece bu makamda olduğu için bu krediyi alabildi. Hatta krediyle ilgili ozamanki eyalet başbakanının birçok işadamının yazlığında kaldığı da ortaya çıktı.
Ayrıca bir kitapla ilgili bir işadamının yaptığı bağış da Federal Meclis Başkanı’na bildirilmemiş. Bazıları, Wulff’un sadece bir çok samimi ve varlıklı dostunun olduğuna ve bu davetlerin bu dostluk ortamında geliştiğine inanıyor. Bundan sonra meclisin yapacağı, eyalet hükümeti, hükümet mensupları, eyalet veya eyalet kurumları tarafından herhangi bir işadama karşılık olarak avantaj sağlanıp sağlanmadığını araştırmak olacaktır. Meclisin hükümeti denetlemesi, demokrasinin temel ilkelerinden biridir. Eyalet başbakanının artık Cumhurbaşkanı olmuş olması da bunu değiştirmez. Cumhurbaşkanı eğer farklı düşünüyorsa, kendisi derhal istifa etmelidir.